28 Ocak 2015 Çarşamba

Dengeler değişirken görmediklerimizi göreceğiz!, Bülent ESİNOĞLU

Dengeler değişirken görmediklerimizi göreceğiz!
Bülent ESİNOĞLU
Dünya iki kutuplu dünya iken, bir tarafta hür dünyanın temsilcisi(?) Amerika, öte yanda CCCP yer alıyordu.
Bu iki kutup arasında bir dehşet dengesi vardı.
Denge, öyle sanıldığı gibi, kendiliğinden kurulmuş bir denge değildi.
Taraflar askeri alana çok büyük yatırımlar yapmak ve halklarının refahından pay ayırmak durumundaydı.
Askeri dengenin ölçütleri; uçak sayısı, nükleer başlık sayısı, tank sayısı, asker sayısı gibi kıstaslardan oluşuyordu.
Askeri dengenin kurulabilmesi, istihbarı dengenin de kurulmasını gerektiriyordu.
Gizli servis savaşları, tabi ki, propaganda alanını da kapsamalıydı.
Sovyetler Birliği yıkılmazdan önce, Rusya’daki, CIA ajanı sayısının, 200 bine ulaştığını ve Amerika’nın, mali giderler yönünden canını acıttığını, tarihten biliyoruz.
Hatta enteresan ajan fıkraları günlük hayatın eğlencesine dönüştüğü yazılmış çizilmiş. Fıkraların bile propaganda ve iletişim aracı olduğu günler yaşanmış.
Batı merkezli tarihin, insan hakları ve demokrasinin zaferi olarak yazdığı ve Sovyetler Birliğinin dağıldı, 1990 tarihi şimdi sanki çok geride kaldı.
1990’dan önceki yıllarda, Amerika’nın Rusya üzerinde uyguladığı, açık-örtülü saldırının, ne ölçüde olduğunu anlamaya yardımcı olacak bir kıstas, ne yazık ki elimizde yok.
ABD biliyordu ki, Sovyetleri yıkmazsa, dünya denetimini ele geçiremeyecek.
Bu sebepten tüm gücünü Sovyetler üzerine yoğunlaştırmıştı. Bundan yararlanan bizim gibi ülkeler de, kalkınabildiği kadar kalkınmıştır.
Anlaşılan odur ki, aradan 25 yıl geçtikten sonra tekrar aynı noktaya geri döndük.
Demek ki, 1990’da, insan hakları ve demokrasi bir zafer ve başarı kazanmamış. Belki de, Amerika’nın tek kazancı Doğu Avrupa ülkeleri olmuştu.
Bir tek farkla geri aynı noktaya geri döndük.
1990’dan önce, Rusya ve Çin arasında sınır ve ideolojik sorunlar vardı.
Bu gün yok.
Dolayısıyla, Amerika ve Avrupa’dan Rusya’ya baskı geldikçe, Rusya Çin birlikteliği pekişiyor. Çin’e akan Rus petrolü artıkça, dünya dengeleri bir başka görünmeye başlıyor.
Batı ve özelde Amerika, dünyada yürüttüğü örtül/açık işgaller ve öldürdüğü insan sayısı gibi radikal olumsuzluklar, Batının itibarını en düşük düzeye getirmiştir.
Kurdukları her tertibe ve melanet örgütlenmesine karşı diğer ülkelerden savunmalar yükseliyor.
Dünya yeniden Soğuk Savaş’ı yaşıyor.
Savaş içi propagandası da yükseliyor.
Soğuk savaş, yer yer, Ukrayna’da olduğu gibi, sıcak savaşa dönüşüyor.
Rusya’nın, Batı provokasyonuna karşı kurduğu, bir televizyon kanalı var.
RT(Russia Today) diye bir televizyon. İngilizce yayın yapıyor.
Batı provokasyonuna anında cevap yetiştiriyor. Kedine göre doğruları ifade ediyor. Ve provokasyonun durdurulmasında etkili oluyor.
Bu kanal Amerikan yönetimin sürdürdüğü “savaşlar medyada kazanılır” silahını etkisizleştiriyor.
Amerikan yönetimi bu kanala fena içerlemiş.
Bizim ülkemizdeki RÜTÜK’ün Amerika’daki karşılığı,” US Broadcasting Board of Governors Başkanı Anrew Lack” diyor ki,
“RT Kanalı teröristir. RT Boko Haram terör örgütünden daha tehlikelidir.”
CNN İnternational gibi CIA’nın doğrudan yayın organı olan kuruluş, demokrat ve insan haklarından yana oluyor, buna karşı propaganda gücü olan kuruluşta, terörist oluyor.
Anrew aslında bir şeyi itiraf ediyor. Ve ABD’yi uyarıyor.
Ey Amerika elimizi çabuk tutmazsak, en önemli silahımızı kaybetmek üzereyiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder