14 Nisan 2017 Cuma

"CIA Elemanı Paul Bernard HENZE'ye EVET DİYENLER" Bize güvenmeyin!!.. TURKISHFORUM, Zahide UÇAR, 14 Nisan 2017

CIA Elemanı Paul Bernard HENZE'ye EVET DİYENLER
Bize güvenmeyin!!..
CIA eski Türkiye şefi, Paul Bernard Henze'nin 2006'da Beyaz Saray'a sunduğu Türkiye raporunda; 
"Türkiye'nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız.
Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis'i ikna ettiğimizde ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.
Eğer Amerika'nın çıkarı Türkiye'de bir federal devlet kurulması ise;mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.
Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz."
Demekki neymiş? Başkanlık sistemi ABD patentli bir BOP projesiymiş…
Ve;
Evet diyen herkes ama herkes; 
Aslında, CIA elemanı Paul Bernard HENZE’ye EVET DİYORMUŞ…
* *
Biraz da Beyin Fırtınası Yapalım.
Şayet 2002 yılında tek adam rejimi olsaydı;
1. Mart teskeresi diye bir teskere olmayacak, Erdoğan 60 bin ABD askerini Güneydoğu’ya yerleştirecek, Türk Ordusu ABD’li komutanların emrinde lejyoner askeri olarak Irak’ta Müslüman Iraklıları öldürecekti.
2. Suriye sınırımız (Ceylanpınar Devlet Çiftliği de içinde) mayın temizleme bahanesiyle 49 yıllığına İsrailli bir firmaya verilmiş olacaktı.
Suriye Devletine yapılan emperyalist saldırı İsrail’i rahatlatmak için yapıldı. Peki, Türkiye’nin Suriye sınırı hangi hesaplar adına İsrailli bir firmaya verilecekti?
*
AKP, ABD, FETÖ ortaklığında Türk Ordusu kafeslendi.
15 Temmuz sonrasında Türk Ordusu parçalara ayrıldı. Başı Saraya, bacakları(Jandarma) İçişleri Bakanlığına, kolları ve gövdesi(kuvvet komutanlıkları) Mili Savunma Bakanlığına, hastaneleri Sağlık Bakanlığına, okulları milliliğini kaybetmiş gayrimilli eğitim Bakanlığına verildi. Yani, vücut parçalara ayrılarak hızlı hareket etmesi önlendi. Ordu bu haliyle kötürüm olma adayıdır.
Bugün muhalefete, milletin yarısının tepkisine rağmen bunları yapanlar, yarın Firavun yetkisiyle donatıldığında ne yapmaz?
AKP’nin dış politikası daima AB-D çıkarlarını öncelemiştir. Türkiye’nin çıkarları göz ardı edilmiştir.
İç politikası bölme, ayrıştırma, mikro milliyetçilik duygularını kaşımak üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla da, şehir devletçikler kurabilmek için bir ön hazırlık yapılmıştır. Emperyalizmin, yani küresel şirketlerin talepleri de iç politika haline gelmiştir. Ülkenin vasıfsız işçileri modern köle pazarı denilen şirketlere kiralanmış, kiralık işçi sistemiyle alınteri sömürüsü yasalaşmıştır. Ülkenin bütün varlıkları yabancıların eline geçtiğine göre, Türk Milleti’nin çocukları yabancılara köle yapılmıştır.
AKP, içinde para olmayan, yani işlerine yaramayan, kasalarını şişirmeyen hiçbir projeyi işleme sokmamıştır.
AKP, FAKİRİ ZENGİNE UŞAK YAPMIŞTIR.
Zengini fakirin sırtına yüklemiş, fakiri eşek yerine koyarak sırtına binmiştir. Öyle ki, millet fakirleştikçe modern tefeci bankalar karına kar katmış, dolar milyarderleri ona katlamıştır.
AKP eşit vatandaşlık ilkesini yerle bir etmiş, askerliği sadece fakirin sırtına yüklemiştir. Bu durum zamanla devlete bağlılık duygusunu zayıflatacak, vatan kavramının kutsiyetine olan inancı yok edecektir. Soyularak fakirleştirilen geniş halk kitlelerinin devlete olan bağlılığı zayıfladığında, vatan kavramının kutsiyetine olan inanç yok olduğunda ise, devletin beka sorunu ortaya çıkar. Çünkü vatandaşlık bağı, ortak ülkü harcı kırılır. Halk yığınlaşmaya dönüşür. Yığınlaşan halk serseri mayın gibidir.
Dün ilkokul mezunu bir FETÖ önünde diz çökenler, bugün"aldatıldık" diyor.
Dün PKK ile Habur’da, Oslo’da, İmralı’da, Kandil’de, Dolmabahçe’de fingirdeşenler, bugün "aldatıldık" diyor.
Tek adam rejimiyle denetlenemeyecek olanlar acaba daha kimlere aldanacaktır? Bu kadar aldanmaya teşne olduktan sonra aldatan çok olur.
Fehmi Koru, Erdoğan’ın Beyaz Saray’da Bush ile Ergenekon operasyonu yapma kararı aldığını yazdı. İnkar edilmedi. Yalanlanmadı. CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey 2003 yılında Utah Üniversitesinde yaptığı konuşmada; “AKP liderleriyle anlaşarak Türk Ordusunu kafesledik” diye söyledi.
Ege’de Türk adaları, kayalıkları ve karasuları Yunanistan tarafından işgal ediliyor. AKP Görmezden geliyor. Vatan topraklarının işgaline göz yummak, Anayasanın 302. Madesine göre müebbet hapis cezasıyla yargılanmayı gerektiriyor.
Belli ki bu adalar gizli bir anlaşma gereği işgal ediliyor ve AKP hükümetince işgale onay veriliyor. Bu gizli anlaşma ancak parlamenter sistemde ortaya çıkarılabilir.
Bu yazabildiğim ihanet örnekleri buz dağının sadece görünen kısmıdır.
* *
AKP ve AKP’nin patronu, Reza Zarrab üzerinden rehin alınmıştır. ABD’nin rehin aldığı, beyzbol sopasıyla tehdit edilen bir hükümet, hükümet ettiği ülke için saatli bir bomba gibidir.
Şimdi de Halkbank’ın Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla New York’ta FBI’ın talebiyle tutuklandı. ABD el altından ne talep ediyor? Kerkük resti ve Büyük İsrail Devleti’nin Suriye ayağı… Bu tutuklama üzerinden hangi pazarlıklar yapılacak bilmiyoruz.
Fırat Kalkanı Harekatı bitti mİ?
Menbiç’te Rusya, ABD ve Suriye Ordusu tarafından çevrilen Türk Ordusu harekatı sonlandırdı.
PYD bırakın zayıflamayı, güçlendi bile.
14 yılın sonunda;
Dış politikası iflas etmiş, içeride milletin maddi varlıklarını kaybedip ülkeyi gırtlağına kadar borca batırmış bir parti var. Evet diyen herkes bu tabloyu onaylıyor demektir. Evet diyerek böyle bir tabloyu onaylamak ve bu tabloyu oluşturanlara ülkenin tapusunu hediye etmek… Gaflet, delalet, hıyanettir.
CIA elemanı Paul Bernard Henze'ye evet diyecek misiniz??
Makamları, cüzdanları ve çıkarları için evet diyenlere bir uyarım var:
Evet çıkarsa;
ARTIK BİZE GÜVENMEYİN!!. 
Doğru duydunuz. Artık bize güvenmeyin!!.
Anlamadınız değil mi? Anlatayım.
Sizler bütün bu olanları bal gibi biliyorsunuz. Nenem olsa, “eşşek gibi biliyorsunuz” derdi de… Çıkarınız gereği, bilmiyor gibi yapıyorsunuz. Neden mi? Nasıl olsa bizler adına da mücadele eden bir kesim var diyorsunuz.
Siz kazanırken, biz ülkemizin çıkarlarını savunduk. Suriye sınırı bu mücadeleler ve mahkemeye verenlerin mücadelesi neticesinde İsrail’e kiralanamadı. Irak ve Suriye ile sıcak savaşa girilemedi.
Öcalan’a gizli aflar çıkarıldı. Muhalefet deşifre etti. Öcalan ev hapsine çıkarılamadı.
Barış süreci denilen ihanet süreci sürdürülemedi.
Ermeni tezlerinin bir kısmı bile hayata geçirilemedi.
Suriye Devleti ile sıcak savaşa girilemedi.
Ege’de adalarımızın işgal edilmesini sürekli gündemde tutuyoruz.
Kadın cinayetleri, köle işçilik, ülke varlıklarının talanı, gayri milli eğitime karşı hep biz mücadele ettik. Sizler siz ve çocuklarınızın adına yaptığımız mücadeleye çok alıştınız.
Şayet bizim mücadelemize güvenerek evet derseniz, ve sandıktan evet çıkarsa, artık bize güvenmeyin!!.
Çünkü evet çıktıktan sonra sıra sizlere de gelecek. Tıpkı FETÖ’ye geldiği gibi…
Gül, Davutoğlu, Arınç, Ala ve diğerleri gibi…
Sizlere sıra geldiğinde biz konuşmayacağız.
Ve o gün sizleri savunmayacağız.
Ve sizler o gün, cinayetlerine göz yumduğunuz Ergenekon yargısının bin beteriyle karşılaşacaksınız. Üstelik Ergenekon esirleri gibi haklı ve onurlu da olmayacaksınız.
BİZ O GÜN SUSACAĞIZ.
SAKIN BİZE GÜVENEREK, CÜZDANLARINIZ VE ÇIKARLARINIZ ADINA BU REFERANDUMDA EVET DEMEYİN.
HAYIR, SİZİN İÇİN DE HAYIRLIDIR.
Bir defa olsun bu milletten çaldığınız paraların zekatını vermek adına;
HAYIR DEYİN!!.
Yoksa;
CIA elemanı Paul Bernard Henze'ye evet demiş olacaksınız.
Ve tarih sizleri ebediyyen mahkum edecek, yatacak mezar yeri bile bulamayacaksınız.
Sahi, CIA elemanı Paul Bernard Henze'ye evet diyecek kadar kafayı yediniz mi???
Zahide UÇAR, 14 Nisan 2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder